NEET Araştırması: Türkiye’de Gençlerde İş Arama Eğilimleri ve Bölgesel Dağılım
NEET araştırması: Türkiye’de gençlerde iş arama eğilimleri ve bölgesel dağılımı analiz eden kapsamlı bir rehber.
Türkiye genelinde 15–24 yaş arasındaki NEET gençlerin sayısı önemli ölçüde yüksek. 2,3 milyon NEET gençten yalnızca 632 bini iş arıyor; bu durum, eğitimine devam etmeyenlerin ya da işte çalışmayanların büyük bir kısmının iş arayışında olmadığına işaret ediyor. Genç kadınlar arasında iş aramayanların oranı yüksek olduğunda, yaklaşık 1 milyon 236 bin kadın ve 487 bin erkek bu gruba dahil.
Çalışmak istediklerini belirtenler olsa da, çoğunlukla çeşitli sebeplerle bu istemlerini açığa vuramıyorlar. Kadınların yaklaşık %80’i “çocuk bakımı” ya da “ev işleriyle meşgulüm” yanıtını veriyor; çocuk bakımı genelde kabul edilebilir bir gerekçe olarak görülse de, bu kadınların üçte ikisi bekâr durumda. Ev işlerinin yoğunluğu ise istihdam arzusunun geleneksel normlarla ilişkili bir biçimde ifade edilmesiyle ilgili. Erkekler ise ev işleri nedeniyle kendilerini iş aramaktan alıkoyduğunu söyleyemeyince, çoğunlukla diğer nedenleri öne sürüyorlar; sağlık gerekçesi öne sürenlerin oranı %36 civarında ki bu, özellikle genç erkekler için önemli bir fark yaratıyor.

NEET’lerin iş arama motivasyonları nerede kırılıyor? 2023 yılında Türkiye genelinde NEET oranı %19,9 olarak kaydedildi; bölgesel farklılıklar ise dikkat çekici. Güneydoğu ve Ortadoğu Anadolu’da oranlar sırasıyla %31,5 ve %28,3 olurken, Kuzeydoğu Anadolu ve Akdeniz’de %20,9’a kadar yükseliyor. En düşük oran ise İstanbul’da (%12,8) gözlemleniyor. Yarım milyon genç, çalışmayı arzuladığını söylemesine rağmen iş bulamıyor; bu gruba potansiyel işgücü adı veriliyor ve temel nedeni, meslekleriyle uyumlu ya da kabul edilebilir bir ücretle iş bulamama olarak özetleniyor.
Gençlerin talep ettikleri ücretler konusunda betimlemeler, TÜİK’in hanehalkı anketinde yer almayan bir konuyu öne çıkarıyor. İstanbul İşgücü Piyasası Anketi ise iş arayan gençlere en az hangi ücreti kabul edebileceklerini soruyor; sonuçlar, düşük eğitim seviyesinde bile çoğu zaman asgari ücretin üzerinde bir teklif beklentisini gösteriyor. Özellikle bölgesel geçim maliyetleri ve işsizlik oranlarındaki farklar, firmaların gençleri istihdam ederken asgari ücretten öte bir ücret talep etmesini doğal karşılaştırıyor.
Lise terkleri nedenleri ve eğitim süreci konusunda net bir veri olmasa da, 15–24 yaş grubunda lise altı seviyesinde yaklaşık 1 milyon 100 bin, lise seviyesinde 909 bin ve yükseköğretim seviyesinde 346 bin genç bulunduğu hesaplanıyor. Zorunlu eğitimin 12 yıl olması nedeniyle, lise altı seviyedeki gençlerin sayısı büyük boyutta NEET grubunu oluşturuyor. Bu durum, bazı bölgelerin sosyolojik dinamikleriyle uyumlu değil; hükümet bu gerçeğin farkında ve zorunlu eğitim süresini yeniden gözden geçirme yönünde adımlar atıyor. Ancak asıl çözüm, lise terk sebeplerinin tespit edilip köklü biçimde kaldırılmasında yatıyor.
İş piyasasını etkileyen potansiyel sonuçlar Türkiye’nin yüksek NEET oranı, beşeri sermaye birikimi açısından olumsuz bir görünüm yaratıyor. Güney Kore ile karşılaştırıldığında, Türkiye’nin ortalama eğitim süresi ve beşeri sermaye seviyesi arasında kayda değer farklar bulunuyor; 1960’larda bizden daha düşük olan bu göstergeler bugün farkı daha da açtı. Bu durum, genç kuşaktaki eğitim yarı kalitesi ve sürekliliği ile doğrudan ilişkilidir. Beyaz yakalı ve nitelikli istihdam için gerekli olan eğitim kalitesi de önemli; Türkiye’nin bu alandaki konumu, gelecekteki ekonomik kalkınmayı zora sokabilir.
Kız çocuklarının eğitimi ve kariyer olanakları ise uzun vadeli bir bakışla anahtar bir konu olmaya devam ediyor. Annelerin eğitim düzeyi, kız çocuklarının eğitim seyrini belirleyen güçlü bir etken olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, gelecekte kız çocuklarının eğitim ve istihdam olanaklarını artırmak için, NEET oranını düşürmeye ve okul sürelerini uzatmaya dönük politikaların uygulanması gerekliliği vurgulanıyor. Bu hedef, mevcut sosyal dinamiklerle uyumlu adımlar atıldığında ancak gerçekleşebilir.