Van’da “Şiyar Be Uyuşturucu ile Uğraş Platformu” Kuruldu, “Zehre Değil Umuda Sarıl” Yürüyüşü Yapıldı
Van’da, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, sanatkarlar ve gazetecilerin iştirakiyle ‘Şiyar Be Uyuşturucu ile Çaba Platformu’ oluşturuldu. İştirakçiler, bağımlılığa karşı yürüyüş yaparak toplumsal birliktelik ve farkındalık oluşturmayı amaçladı.
Haber: İshak KARA
(VAN) – Van‘da siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, sanatkarlar ve gazetecilerin iştirakiyle “Şiyar Be Uyuşturucu ile Çaba Platformu” kuruldu. Platform, kuruluşunu Van AVM önünden Van Kent Meydanı’na yürüyüş düzenleyerek ilan etti. Yürüyüşte “Zehre değil umuda sarıl”, “Çocuklar geleceğimizdir, geleceğimizi karartmayalım” ve “Kendini uyuşturma, geleceğini karartma” üzere pankart ve dövizler taşındı. İştirakçiler “Bağımlı olma, özgür yaşa” sloganları attı. Meydanda platform, deklarasyonunu Kürtçe ve Türkçe olarak açıkladı.
Van’da çeşitli siyasi ve sivil kümelerin iştirakiyle “Şiyar Be Uyuşturucu ile Uğraş Platformu” kuruldu. Platform, Van AVM’den Kent Meydanı’na yürüyüş düzenleyerek kuruluşunu ilan etti; iştirakçiler bağımlılığa karşı pankart ve sloganlarla ileti verdi. Platformun deklarasyonu Kürtçe ve Türkçe olarak okunan metinlerle yapıldı.
Platform ismine açıklamayı okuyan Ruken Kılıç şunları vurgulandı:
“Madde bağımlılığı, sadece bireyin fizyolojik ya da ruhsal sıhhatini etkileyen bir sorun değildir. Bu sorun, bir toplumun geleceğini, ahlakını ve kimliğini kemiren ve gitgide yayılan bir zehirdir. Merkezi hudut sistemi tahrip edilen birey düşünme, üretme ve direnme yetilerini de kaybeder. Böylelikle, uyuşturucu bağımlısı bir birey savunmasız ve yönlendirilebilir bir araç haline gelir. Uyuşturucu, bireyi sırf kendisine değil, ailesine, etrafına ve topluma da yabancılaştırır.
“Kapitalist sistem uyuşturucuyu bir silah olarak kullanır”
Uyuşturucu ile uğraş, kişisel uğraşların ötesinde, toplumsal birliktelikle karşı duruş çizgisi oluşturmayı gerektirir. Kapitalist sistem uyuşturucuyu bir silah olarak kullanır; gençliği amaç alır, toplumu ahlaki kıymetlerden koparıp apolitik iradesiz bir topluma dönüştürmek için bu bağımlılığı yaygınlaştırır. Uyuşturucu unsur bağımlılık yaşının 9’a kadar düşmesi, bu sorunun sırf kişisel bir sorun olmadığını, bir sistem sorunu olduğunu açıkça göstermektedir.
“Çocuklarımızı bu zehirli sistemin pençelerinden kurtarmak bizim en temel görevimizdir”
Biz bu durumu kabul etmiyoruz ve etmeyeceğiz. Unsur bağımlılığı ve fuhuşla çaba bir birey ya da aile problemi değildir, bu toplumun vicdanı ve geleceği sorunudur. Aileler, çocuklarımızı bu zehirli sistemin pençelerinden kurtarmak bizim en temel misyonumuzdur. Örgütlenerek bu zehirli çarkı boşa çıkarabiliriz. Zira toplumun kaybettiği bedeller, bizlerin sessizliğiyle yok olmaktadır. Bu sessizliği birlikte bozalım ve özgür geleceği birlikte inşa edelim.”