Tahtalı Barajı ve İzmir’in Su Güvenliğini Tehdit Edebilecek Uzun Dönem Kuraklık Analizi

Tahtalı Barajı ve İzmir’in su güvenliğini etkileyebilecek uzun vadeli kuraklık analizinin özet bilgisi ve alınacak önlemler.

Tahtalı Barajı ve İzmir’in Su Güvenliğini Tehdit Edebilecek Uzun Dönem Kuraklık Analizi
  • 12.11.2025 01:27
  • 0
  • 98
  • A+
    A-
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

İzmir’in ana su kaynağı olan Tahtalı Barajı, son dönemlerde kaydedilen kuraklıklar içinde en ciddi seviyelere ulaştı ve su seviyesi tarihinde görülen düşüklerin üzerinde seyrediyor. Barajdaki su miktarı, 1.65 seviyesine kadar geriledi; bu değer, 2008 yılındaki 1.90 seviyesinin de altında kaldı. Ekim ayında İzmir genelinde kaydedilen 81 kilogram yağışa rağmen barajda belirgin bir artış gözlemlenemedi. Uzmanlar, uzun süren kuraklık sonrası ilk yağışların büyük ölçüde kuru toprak ve bitkiler tarafından emilmesinin bunun temel nedeni olduğunu belirtiyor. Mevsim normalleri için Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında ortalama olarak 119 kilogram yağış bekleniyor. Birçok kurak dönemin ardından gelen yağışlı dönemlerde yağışların yaklaşık iki katına ulaşması durumunda Tahtalı Barajı’nın doluluk oranının yüzde 20’lere kadar çıkabileceğini TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar vurguluyor.

2009-2019 yılları arasında baraj dolu olduğunda durumun daha elverişli olduğuna dikkat çeken Yaşar, “Geçen yıl yağışların neredeyse tamamen yok denecek kadar az olması yalnız İzmir’i değil, Batı Anadolu’yu da etkiledi. Ancak İzmir’in önemli bir farkı var: kent suyunun büyük bir kısmı yeraltından karşılanıyor. Yaklaşık 15–20 yıl önce 40–50 metre derinlikten su çekilirken bugün bu derinlikler 450 metreye kadar çıktı. 2022’de bile baraj doluluk oranı yüzde 60’lar civarındaydı; buna rağmen yeraltı suyu çekilmeye devam etti ve akiferler zarar gördü. Bu gidişat devam ederse 2035 sonrası benzer bir kuraklıkta yer altından suyu 1000–1200 metre derinliklerden çekmek gerekecek ki bu durum enerji maliyetlerini büyütecek.

İzmir’in Türkiye’de en pahalı su kullanan şehir olmasının temel nedeni de bu su sıkıntısıdır. Kentin kısa ve orta vadede rahatlaması için en kritik adımlardan biri, Çiğli Arıtma Tesisi’nden çıkan gri suyun tarıma kazandırılmasıdır. Günlük yaklaşık 500 bin metreküp su üreten bu tesis arıtılarak Menemen ve Gediz ovalarına verilmelidir. Böylece bu bölgelerde yeraltı suyunun çekilmesi yavaşlatılabilir ve akiferlerin yeniden dolması sağlanabilir. Gerektiğinde bu kuyular yeniden kullanılabilir ve İzmir’in su kaynakları sürdürülebilir hale getirilebilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ