Faiz Destekli Ziraat Kredilerinde Düşüş: Üretim ve Tedarik Zincirinde Şok Etkisi
Faiz destekli Ziraat kredilerindeki düşüşin üretim ve tedarik zincirinde yol açtığı hızlı etkileri keşfedin; finansal akışlar ve güvenilir üretim planları için yenilikçi çözümler.
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararıyla 31 Aralık 2026’ya kadar geçerli olacak hazine faiz destekli tarımsal kredilerdeki sübvansiyon oranları yaklaşık yarı yarıya küçültüldü. Yetkililer ayrıca, 2024 yılından bu yana sabit kalan kredi üst limitlerinin değiştirilmediğini belirtti. Çiftçi, seracı, tohumcu ve tarım makineleri üreticileri gibi tarımın kilit oyuncuları karşı karşıya oldukları bu maliyet artışıyla üretimde gerileme riskine dikkat çekti.
Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, “Üretici üzerindeki baskıyı artıran bu karar, mevcut kuraklık, don ve hastalıklar gibi zorluklarla mücadele eden çiftçinin finansmana erişimini daha da zorlaştıracak” dedi. Uygun faizli kredilerin kısıtlanmasının yalnızca üretimi değil, gıda arz güvenliğini de tehdit ettiğini ifade etti ve şu uyarıda bulundu: Ucuz finansmana ulaşamayan çiftçi ya girdileri kısmak zorunda kalır ya yüksek faizle borçlanır; her iki durumda da üretim düşer ve fiyatlar yükselir.
Seracılıkta beklenen etkilerin şok etkisi yaratması yönündeki tepkiler, Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (Sera-Bir) Başkanı Onur Girdap’la devam etti. Girdap, seracılığın temel desteklerinden biri olan zirai kredilerindeki artışın üreticiyi olumsuz etkileyeceğini ve seralarda üretimin daha da zorlaşacağını vurguladı. Bu durum, üreticilerin finansal kaldıraçlarını zayıflatırken evidently zor günler geçiren sektör için adeta şok etkisi yaratıyor dedi.
Tohumculuk sektörü de kaygıda bulunan TSÜAB Yönetim Kurulu, sübvansiyon oranlarındaki düşüşün sertifikalı tohum üretimini daraltabileceğini belirtti. Sektör, tohumculuğun savunma sanayisi kadar stratejik bir alan olduğuna dikkat çekerek, kredi üst limitlerinin enflasyon oranında artırılması ve faiz desteklerinin mevcut seviyelerde korunması gerektiğini ifade etti. Üye firmalar, artan maliyetler karşısında tohum yetiştiricilerine avans olarak verilen girdilerin hasat döneminde ödeme sorunları yaşatabileceğini belirtti.
Traktör ve tarım makineleri üreticileri de endişeli olan TARMAKBİR ise indirimli kredilerin tarımsal mekanizasyonu sekteye uğratacağını savundu. Birlik, 70 yüzde paya sahip olan bu kredilerin, eski teknoloji makinelerin yenilenmesinde hayati rol oynadığını ve yüksek faizle finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde kararın üretim üzerinde olumsuz etkiler doğuracağını vurguladı. Bu kararın geri alınması gerektiğini belirttiler.
Sonuç olarak, tarımın dört ana paydaşı arasındaki ortak mesaj şu: Bu karar üretimi daraltır, maliyeti artırır ve gıda güvenliğini riske atar. Kısa vadede Hazine’nin yükü hafifleşse de uzun vadede üretim kapasitesi ve rekabet gücü zayıflayabilir. Tarımsal finansman, sektöre verilen destekler içinde en kritiklerinden biri olarak kalmaya devam ediyor. Üretimin sürdürülebilirliğinin, özellikle öngörülebilir politika ve güven veren finansman sistemine bağlı olduğu gerçeği, bu dönemde bir kez daha öne çıkıyor.
İrfan Donat – Bloomberg HT Tarım Editörü
idonat@bloomberght.com