Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Lisanı programında Şubat ayı semineri gerçekleşti

Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinin şubat ayı programı 10 Şubat Salı akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’dan seçtiği şiirleri yorumladı.

Hallac-ı Mansur: Tasavvuf ve Şatahat Lisanı programında Şubat ayı semineri gerçekleşti
  • 15.02.2026 17:36
  • 0
  • 59
  • A+
    A-
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Prof. Dr. Ekrem Demirli’nin Zeytinburnu Kültür Sanat’ta sürdürdüğü seminer dizisinin şubat ayı programı 10 Şubat Salı akşamı gerçekleşti. Saat 19.30’da başlayan programda Demirli; Hallac-ı Mansur’dan seçtiği şiirleri yorumladı.

Prof. Dr. Ekrem Demirli, bu dönem Zeytinburnu Kültür Sanat’ta başladığı konuşma dizisinde Hallac-ı Mansur’u İslam fikrinin ve tasavvufi hayatın en önemli isimlerinden birisi olarak ele alıyor. Tasavvuf geleneğinin kritik isimlerinden olan Hallac-ı Mansur ve onunla özdeşleşen “şatahat” lisanı, kendi mana dünyası içinde bedellendiriliyor. 10 Şubat Salı akşamı saat 19.30’da başlayan programda Demirli, Hallac-ı Mansur’un şiirlerini farklı kavramlar etrafında ele aldı.

“Hallac-ı Mansur, İlahi aşktan öteki bir aşk çeşidini bilmiyor.”

Prof. Dr. Ekrem Demirli, Hallac-ı Mansur’un şiirlerinde İlahi aşkın merkezde olduğunu vurguladı: “Hallac’ın temel kavramı aşktır. Kitabı, baştan sona aşktan ibarettir. Bir kavramla açıklamak istesek İlahi aşk deriz. Hallac-ı Mansur zati diğer bir aşkı bilmiyor. Aşk sözünün yerine kullanılabilecek bir kelimeyi, aşkın öteki bir konusunu bilmiyor. Bütün şiirlerinde anlattığı tema Allah aşkı. Öteki bir şey yok. Allah hakkında da aşktan öteki bir şey konuşmuyor. Tasavvufta bütün konusunu aşk olarak belirlemiş ender isimlerden.”

“Tasavvufun emeli, insanın kendini sevmesidir.”

Prof. Dr. Ekrem Demirli, “kendini sevmenin” ehemmiyetine ve bu tavrın yanlış anlaşıldığına işaret etti: “Ancak kendini sevebilmiş bir adamın kelamı makbul olabilir. Bugün Hallac’ı Mansur’u okuduğumuzda onu anlıyoruz ve onun kendini ne kadar çok sevdiğini fark ediyoruz. Tasavvufun maksadı budur. Kendini sevmeyen bir tasavvuf olmaz. Uydurma sevgiyle çabayı beşerler kendinle gayret üzere addetmişler.” 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ