Powell’ın Enflasyon ve İstihdam Dengesi Üzerine Notları: Bilanço Küçültme ve Gelecek Yol Haritası
Powell’ın enflasyon ve istihdam dengesi üzerine notları: bilanço küçültme stratejileri ve gelecek yol haritası hakkında özet.
Philadelphia’da Ulusal İşletme Ekonomisi Derneği toplantısında konuşan Fed Başkanı Jerome Powell, bilanço küçültme programının manevralı adımlarını sürdürdüğünü ve siyasetlerin kısa vadede yeniden şekillenebileceğini belirtti. Bankanın rezervler ve Hazine Genel Hesabı gibi kalemlerden oluşan yükümlülüklerinin 8 Ekim itibarıyla yaklaşık 6,5 trilyon dolar düzeyinde olduğuna işaret ederek, varlık tarafının ise çoğunlukla hazine tahvili ve mortgage teminatlı menkul kıymetlerden oluştuğunu vurguladı.
2020 yılındaki Kovid-19 kriziyle karşı karşıya kalındığında Fed’in hızlı ve geniş kapsamlı müdahalelerle likidite sağladığını hatırlatan Powell, bu dönemde kredilerin toplamının 200 milyar doların üzerine çıktığını ancak çoğunun koşullar normale dönünce geri alındığını anlattı. Tahvil piyasalarının baskı altında olduğu o dönemde, Fed’in büyük ölçekli alımlar yaparak piyasanın işlevselliğini yeniden tesis ettiğini ve bu sayede hanehalkı ile işletmelere kredi akışını desteklediğini ifade etti.
İstikrarsız enflasyon eğilimine karşılık olarak Kasım 2021’de varlık alımlarını azaltma sürecine girdiklerini ve Mart 2022’de bu süreci tamamladıklarını belirtti. Bilanço küçültme süreciyle birlikte 2022’nin ortalarından itibaren büyüklüğün 2,2 trilyon dolar azaltıldığına dikkat çekti. Powell, rezerv koşullarının yeterli ve istikrarlı olduğuna dair göstergeler yaklaşıldığında küçültmenin durdurulabileceğini ve yakın aylarda bu noktaya yaklaşmayı hedeflediklerini söyledi.
Toplantıda, faiz oranı politikası ile bilanço büyüklüğünün normalleşmesi arasındaki ilişki üzerine konuşan Powell, gelecek için çeşitli göstergeleri yakından izlediklerini belirtti. Gözlenen likidite baskılarının azalmasıyla birlikte, sabit repo imkanları ve iskonto penceresi gibi araçların finansal baskıları kontrol altında tutmada faydalı olacağını ifade etti. Ayrıca, salgın öncesi bilançosuna dönmenin tek başına hedef olmadığı; sonunda bilanço büyüklüğünün toplumun yükümlülük talebiyle belirleneceğini vurguladı.
İstihdam ve enflasyon arasındaki dengeye ilişkin mevcut görünümde bazı risklerin arttığını belirten Powell, hükümetin kapanması nedeniyle verilerin yayımlanmasında gecikmeler olduğunu ancak hem kamu hem özel sektörden elde edilen verileri düzenli olarak incelemeye devam ettiklerini söyledi. İstihdam ve enflasyon görünümünün dört hafta önceki eylül toplantısından bu yana çok fazla değişmediğini fakat hükümet kapanmasından önce elde edilen verilerin ekonominin beklenenden daha güçlü bir seyir izleyebileceğini gösterdiğini belirtti.
Çalışan piyasasında aşağı yönlü risklerin arttığını söyleyen Powell, çekirdek tüketici harcamaları enflasyonunun ağustosta %2,9’a yükseldiğini ve mevcut verilerin maliyet baskılarının daha çok gümrük vergilerinden geldiğini ifade etti. Kısa vadeli enflasyon beklentilerinin bu yıl artış kaydettiğini ancak uzun vadeli hedef olan %2 civarında dengelendiğini söyledi.
Çok hızlı hareket etmek halinde enflasyonla mücadeleyi yarım bırakma riskinin bulunduğunu; çok yavaş hareket etmek ise iş gücü piyasasında gereksiz ve acı veren kayıplara yol açabileceğini belirtti. Hükümet kapanması nedeniyle yayımlanması geciken veriler yerine eyalet düzeyinde işsizlik başvuruları ve ADP istihdam raporu gibi alternatif göstergelere yönelimlerini sürdürdüklerini ifade etti. Eylül ayı enflasyon raporunun da dahil edilecek veriler arasında olduğunu ve bunun olumlu bir gelişme olduğunu sözlerine ekledi. Ayrıca, hükümet kapanması bir süre daha devam ederse Aralık-öncesi ekim verilerinin de riskli bir şekilde kaçırılabileceğini vurguladı.